Kuş

Tavuk Firarda

handegokce
Yazar: handegokce

Tavuk Fadik… AKUT’un kurucularından olan ancak bir süre sonra topluluktan ayrılan ve İznik ‘in bir köyüne yerleşen Atila Ulaş‘ın “evcil” tavuğuydu Fadik. Fadik’i farklı kılan şey, onu parmağı olmadığı için dışlayan hemcinsleriyle değil de köpeklerle dost olup sahibi ile masada yemek yemesi. Atila Ulaş için Fadik bir tavuktan ziyade bir dost olmuş. Sadece o da değil, buzdolabına attığı balıklardan birinin-Meryem balık-bir kaç saat sonra dolaptan çıkarıp yaşadığını görünce hayvan yemeyi terkettiğini söylüyor Atila Ulaş. “Kümes hayvanı” tabirini reddediyor. bkz.

tavuk fadik

Öte yandan ders kitapları hayvanları evcil ve yabani olarak ikiye ayırır. Ancak bu sınıflandırma doğanın gereği değil, insanın kapitalist sistem çerçevesinde her şeyi kendine hizmet eden objelere dönüştürme çabasıdır sadece. Doğaya uyum sağlayan Atila Ulaş’ın aksine doğayı kendine göre şekillendirmiştir insanoğlu. Hayvan, insana farklı yönlerden hizmet eden bir araçtır artık. Sirklerde çalışan ve güreşlere zorlanan hayvan, insanı eğlendirir. Cinsel fantezi(zoofili) unsuru olur ya da ücretsiz işçi olarak sizin için hindistan cevizi toplar. Bozulmasın diye canlı canlı yüzülen derisi çanta olarak kullanılır.

tavuk fadik atilla ulaş

Bunlardan daha önemlisi insan beslenmesinde oynadıkları büyük roldür. Bu konuda toplumların birbirlerinin beslenme şekillerini yargılamak da ne kadar doğru bilmiyorum. Çünkü hayvanların beslenmedeki yeri ya din kurallarına ya da sevimlilik faktörüne göre ayrılıyor. “Lookism” denilen yapıya göre kedi gibi hayvanların yenmesi akıl almaz görünürken inek yemek çok normal gelebiliyor. Bir hayvanın yaşam hakkı ölesiye savunulurken diğeri insan yaşamı için ölesiye sömürülüyor. İnsanlar bu konuda da bir üst levele geçmiş durumda. Çin’deki köpek katliamı mı? Daha fazlası var. Güney Doğu Asya’da maymunların kafatasları bir alete sıkıştırıldıktan sonra üst kısmı kesilip kafasına sopalarla beyni püre haline gelene kadar vuruluyor ve kaşıkla afiyetle yeniyor. Ya da Fransızların kurbağa yemesi sizi irite mi ediyor? Çok şükür ki siz böyle beslenmiyorsunuz. Sizin hayvanlarınız helal kesim ve bilmemne damgalı zaten… Ama işin aslı böyle değil ne yazık ki! Günümüzde üretici ve tüketici arasında kötülüğü ve şiddeti görüp duymamak manasında gizli bir sözleşme vardır. Üretici işini yaparken bize başka bir yöne bakmamızı söyler biz de öyle yaparız. Biz huzur dolu çiftliklerde yaşayan bir sürü hayvan hayal ederiz.

başkan fadik tavuk firarda

Ancak bizim o hayalimizdeki özgür  tavuklar, sürüler halinde ufacık kafeslere sokulup, lamba ışıklandırılmasıyla suni bir gündüz/gece ritmi yaratılır ve günlerin daha hızlı geçtiği düşündürülür. Bu şekilde yumurta üretimi hem daha hızlandırılır, hem hava durumu ya da mevsime bağlı olmaktan çıkar. Tavuklar daracık kafeslerin içerisinde strese girer, tüyleri dökülür ve birbirlerini öldürüp yemeye başlarlar. Bunu engellemek için, baştan gagaları kesilir.
Tavukların yumurtlama fonksiyonu, onların üremesi içindir. Biz kendi çıkarımız icin, hayvanın doğasını  alt üst ederiz. Doğada, tavuk günde en fazla bir yumurta üretebilir. Fakat bunu sadece bir kaç gün üst üste yapar, ta ki yuvası dolana kadar, yani  10-12 yumurta bir araya gelene kadar. Yeterince yumurta bir araya geldigi an, kuluçkaya oturur. İnsanlar ise, bu sayı gerçekleşmeden yumurtaları hemen alır ve hayvan telaşla tekrar ve tekrar yumurtlamaya devam eder. Özgür bir tavuk senede kendiliğinden 20 yumurta üretir, fakat “evcil”(fabrikasyon) tavuk üstteki nedenlerden dolayı senede 300 yumurtaya kadar üretir. Bünyesi abartılı yumurta üretiminden tahrip olur. Yemden aldığı kalsiyum bunca yumurta icin yeterli değildir, ve bünyesi gerekli kalsiyumu hayvanın kemiklerinden alır. Normalinde 8 yaşına gelebilen tavuk bu şekilde 1-2 sene sonra ölür. Yumurta üretim fabrikalarında civciv üretimi de önemli bir sektördür. Dişi civcivler büyütülüp, yumurta ya da et üretimi için kullanılır; erkek civcivlerin beslenmesi ise daha fazla yem gerektirir ve daha az et kazandırır, bundan dolayı yumurtadan çıktıktan sonra dişiler ve erkekler ayrılır  (“sexing”) ve erkek civcivler ya gazla  ya da canlı bir şekilde topluca öğütücü makinelere atılır. Öğütüldükten sonra direk disi tavuklara yem olarak verilir.

Öte yandan insanın etobur olup olmadığı da ayrı bir konu. Gerçekten günde bir yumurtaya ihtiyacımız var mı ya da et yemeye?… Aslında yapılan araştırmalara göre insanın etobur olduğu bile söylenemez. Doğal etoburlardan farklı olarak bizim köpek dişlerimiz değil azı dişlerimiz daha fazla gelişmiştir. Bağırsaklarımız otoburlardaki gibi daha uzundur. Tükürük bezlerine sahip oluşumuz, C vitaminine ihtiyacımızın olması ve terlememiz de etobur olmadığımızın bir göstergesi.

Son olarak başka türlü bir yaşam düşleyelim. Steve Best de bize yardımcı olsun ve desin ki:

Elbette hayvanlardan farklıyız; hayır, onlar elbette uzay gemisi yapamazlar, hayır onlar matematikten anlamazlar, hayır tabii ki Shelley gibi romantik şiir yazamazlar. Lanet olsun! Siz bir balina gibi yüzebilir misiniz? Kartal gibi uçabilir misiniz? Bir yarasa gibi işitebilir misiniz? Bir kedi kadar güzel misiniz? Bir kedi kadar güzel kokuyor musunuz? Kimlerin hak sahibi olacağı ve kimlerin hak sahibi olamayacağı, kimlerin topluma dahil olup olamayacağı türünden bir ahlaki evrende kriterimizi akıl olarak belirlemek tamamen saçmadır ve ayrımcılıktan başka bir şey değildir! Eğer zürafalar insan ırkı kadar geri kafalı, kendini beğenmiş ve önyargılı olsaydı en az 2 metrelik boynunuz olmadığı sürece hiçbir hakkınız olmayacaktı. Sizi dirikesimle kestikleri, yiyecek olasınız diye kesip biçtikleri, sırf o kadar uzun bir boynunuz yok diye size her türden işkenceyi yaptıkları böylesine emperyalist bir zürafa dünyasında yaşamak ister miydiniz? İşte bizim ahlaki kodumuz böylesine ayrımcı ve önyargılı.

Sources: Steve McCurry, 5harfliler, karakök autonome, habertürknonhumanslavery

Yazar Hakkında

handegokce

handegokce

Yorum Yaz