<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kedi Güncesi</title>
	<atom:link href="https://kediguncesi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kediguncesi.com</link>
	<description>Hande Gökçe</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2022 19:00:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Ekşi</title>
		<link>https://kediguncesi.com/eksi/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/eksi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Dec 2022 18:57:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kediguncesi.com/?p=1158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekşi&#8217;yi eve getirmemizin üstünden tam 10 yıl geçti. Pet shop&#8217;tan onu seçip aldığımız, kalbimize koyduğumuz o günü iyi hatırlıyorum. Evcil ve harika renkleri olan bir kuştu. Sevimli ve canayakındı ve öylesine konuşkan. Onu sahiplendiğimiz 2 yıl içinde neredeyse 200 kelime konuşabiliyordu. Bunun yanısıra isteklerini bizim dilimizde dile getirebiliyordu. Örneğin, su gördüğünde &#8220;su ister misin?&#8221; diyip [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/eksi/">Ekşi</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ekşi&#8217;yi eve getirmemizin üstünden tam 10 yıl geçti. Pet shop&#8217;tan onu seçip aldığımız, kalbimize koyduğumuz o günü iyi hatırlıyorum. Evcil ve harika renkleri olan bir kuştu. Sevimli ve canayakındı ve öylesine konuşkan. Onu sahiplendiğimiz 2 yıl içinde neredeyse 200 kelime konuşabiliyordu. Bunun yanısıra isteklerini bizim dilimizde dile getirebiliyordu. Örneğin, su gördüğünde &#8220;su ister misin?&#8221; diyip ağzını şapırdatıyor su içtikten sonra bir ohh çekiyordu. Gitmemizi istediğinde &#8220;baş baş&#8221;, İdil&#8217;e kızdığında &#8220;yaramaz idil&#8221; ya da &#8220;piss&#8221; diyecek kadar da aklı başındaydı. Tabi bundan daha fazlası da vardı. 7&#8217;ye kadar sayabiliyor biz 3&#8217;e kadar saydığımızda gerisini tamamlıyordu. Ferhat&#8217;a &#8220;Ferhat, aşkım ,bitanem&#8221; kelimelerini kısaltarak &#8220;Feraşkitanem&#8221; diyordu ki bu sadece onun uydurduğu , bizden asla duymadığı bir kelimeydi. Uçabildiği yıllarda bize gelip yanımızda ya da Ferhat&#8217;ın saçlarının dibine sokularak uyurdu. Ona bebeğimiz gibi baktık ki zaten o bizim bebeğimizdi. Ben ona o acıyı yaşatana dek de uçmayı çok severdi. Kafesten ilk çıktığında uzun uzun 3 tur uçardı odada. Diğer odalara kaçar, yaramazlık yapardı. Kendinden başka hiçbir kuşu istemedi, beğenmedi bu hayatta. Eh, bir kere sevdi ama onun sevdiği de onu istemedi. Hiç yalnız kalmadı- Kayseri&#8217;ye onu bırakıp gittiğimiz o 3 gün hariç. Küstü bize. Biz anladık. Asla bırakmayacağız dedik; bir daha olmayacak. Öyle de oldu. O uyurken sessizce ağlardım ona bir şey olursa, kaçar giderse diye&#8230; Gitmedi, kaldı da acısını içine attı. İlk dört yılından sonra bir daha hiç uçamadı. Bir kuş nasıl uçamaz, uçamayan kuş mu olur demeyin. İnanın ki uçamadı.</p>
<p><a href="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280.jpg" rel="lightbox[1158]"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1159" src="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280-300x240.jpg" alt="" width="300" height="240" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280-300x240.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280-1024x818.jpg 1024w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280-768x614.jpg 768w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280-810x647.jpg 810w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280-1140x911.jpg 1140w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2022/12/tumblr_ni4d8cFanu1si0i4zo1_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Hayattı&#8230;yaşadı, bitirdi,gitti. Şimdi balkonumuzda bir saksıda uyuyor. Hala bırakmadık seni minik kuşum, içimin derdi, annesinin balkuşu&#8230;</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/eksi/">Ekşi</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/eksi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Scenes From A Marriage</title>
		<link>https://kediguncesi.com/scenes-from-a-marriage/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/scenes-from-a-marriage/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2021 20:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dizi]]></category>
		<category><![CDATA[#scenesfromamarriage]]></category>
		<category><![CDATA[#scenesfromamarriageyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kediguncesi.com/?p=1145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ingmar Bergman ın 5 bölümlük dizisine ve aynı adlı filme dayanan &#8220;Scenes from a marriage&#8221; 2021 yapımı mini diziyi geçen hafta bitirdim. Oldukça sarsıcı ve samimi bir diziydi bana göre. Şunu söylemeliyim Oscar Isaac ve tanrıça Jessica Chastain 20 yıllık dostluklarının da etkisiyle rollerinin hakkını kesinlikle vermişler. Ödül töreninde de Oscar&#8217;ın Jessica&#8217;ya bakışları ve onu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/scenes-from-a-marriage/">Scenes From A Marriage</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ingmar Bergman ın 5 bölümlük dizisine ve aynı adlı filme dayanan &#8220;Scenes from a marriage&#8221; 2021 yapımı mini diziyi geçen hafta bitirdim. Oldukça sarsıcı ve samimi bir diziydi bana göre. Şunu söylemeliyim Oscar Isaac ve tanrıça Jessica Chastain 20 yıllık dostluklarının da etkisiyle rollerinin hakkını kesinlikle vermişler. Ödül töreninde de Oscar&#8217;ın Jessica&#8217;ya bakışları ve onu öpüşü oldukça konuşulmuştu.<br />
Filmin içeriğine gelirsek film yapımcılarından biri, bu ilişki hakkında &#8220;&#8230;oldukça raw ve nude-üstelik bu sadece fiziksel anlamda değil&#8230;&#8221; ,diye bahsetmiş. Bence de bu ilişki öyle saf ve olağan ki kendi ilişkilerimizde mutlaka yaşadığımız anları ve olayları hatırlatıyor. Müziksiz sahneler gerçek yaşama uygun ve çarpıcı.<br />
Filmin ana konusu aldatma , ayrılma ve kopamama. Hayatın gri renklerden oluştuğunu anlatıyor bize bu film. Aldatırsan=boşanırız, boşanırsak=görüşmeyiz, görüşsek de= sevişmeyiz gibi kati denklemler yok. Gerçek hayattaki gibi&#8230; Yaşamımızda da ilişkiler siyah ve beyaz gibi net ,yalın değildir. Bir sorunun çözümü kendi içinde ve kişiler arasında milyonlarca yolla halledilip kabul edilebilir. Aldatılmak, terkedilmenin sonrasında barışabilmek, görüşmek, konuşmak; evliliği uzun süre yaşamış, çokca zaman geçirmiş,konuşabilen,anlaşabilen, bir çocuğun doğumuna neden olmuş ve o eşsiz ana şahit olmuş, birçok engeli beraber aşmış, aynı şeylere gülmüş ve sövmüş insanlar için anlaşılabilir şeylerdir. Hangi insanın nasıl ve kiminle mutlu olacağını belirleyen kurallar yoktur hayatta. Jonathan ve Mira nın filmin sonunda dedikleri gibi birbirlerini kendi şekillerinde sevmeye devam etmelerini de anlamaları bu yüzdendir.<br />
&#8220;I love you in my own deranged way and you love me in your complicated way.&#8221;<br />
der Mira&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2021/12/20211221_235047.jpg" rel="lightbox[1145]"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1147" src="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2021/12/20211221_235047-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2021/12/20211221_235047-300x200.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2021/12/20211221_235047.jpg 680w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a><br />
Aşkın tek tanımı olamaz, olmamalı. Her ilişki kendi içinde bir evrendir. Dışarıdan bakanlar için belki anlamsız ve saçma gelen şeylerin aslında bir değeri vardır.<br />
Filmde Jonathan için çok üzülmştüm, ama Mira&#8217; yı da anlayabildim bir yandan. Gitmesi gerektiğini düşünmüştü ve gitmeseydi daha mutlu olabileceği şüphesi onu hiç bırakmayacaktı.<br />
&#8220;Sen yokken , yarın akşam bu evde neler yaşanacağını düşündün mü?&#8221; diye sormuştu Jonathan Mira &#8216;ya&#8230;<br />
Scenes from a marriage, modern bir evlilik destanı diyebilirim. Muhteşem ve derin bir duygu fırtınası&#8230;iyi seyirler</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/scenes-from-a-marriage/">Scenes From A Marriage</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/scenes-from-a-marriage/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sweet November</title>
		<link>https://kediguncesi.com/sweet-november-3/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/sweet-november-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 09:08:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kediguncesi.com/?p=1132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu Kasım ayında ruhumun turuncuya boyandığını hissediyorum. Eskiden sevmediğim bu renk şimdi sıcak geliyor bana, güç veriyor sanki. Bu ay F. ile bizim ayımız. Evlendiğimiz, Ekşiyle tanıştığımız, zor günler geçirdiğimiz, ve 12 yıl önce kampüsün soğuk ve ıslak otlarının üstünde, onun susmasını bekledikten sonra kimi seçmem gerektiğini kalbime emredip  aniden ona sarıldığım ay. Bu ay [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/sweet-november-3/">Sweet November</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu Kasım ayında ruhumun turuncuya boyandığını hissediyorum. Eskiden sevmediğim bu renk şimdi sıcak geliyor bana, güç veriyor sanki. Bu ay F. ile bizim ayımız. Evlendiğimiz, Ekşiyle tanıştığımız, zor günler geçirdiğimiz, ve 12 yıl önce kampüsün soğuk ve ıslak otlarının üstünde, onun susmasını bekledikten sonra kimi seçmem gerektiğini kalbime emredip  aniden ona sarıldığım ay. Bu ay kesinlikle bizim ayımız.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, biz tanışmadan önce, her şey hem düzelmeden hem de boka sarmadan çok çok önce hayatımı nasıl böyle sıradan ve tekdüze hale getirdiğimi ve halen bunun için niçin çabaladığımı anlamaya çalışıyorum. Bunu ben mi istemiştim? Böyle daha mı mutlu olacaktım? Şimdi etrafıma bakıyorum. Daha üst bir akıl, yeni bir perspektif, ufuk açıcı bir fikir almak için sorduğum sorulardan tatmin edici bir cevap alamıyorum. Zevk aldığım sohbetler, akıl çarpışmaları, idealist soluklar lise ve üniversite yıllarında eski dostluklarda kalmış görünüyor. Üstelik tüm bunları aşmış ya da gerçekleşmediyse bile koyvermiş olmanın bilinciyle, olgunlaşmış meyvelerini güneşe seren, şarabını doldurup yanında iki laf edecek insan bile kalmamış etrafımda. Babamın arkadaşlarıyla bir yudum rakıyı saatlerce sohbet muhabbetle içmeleri aklıma geliyor. O günleri özlediğimden değil, büyüyünce benim de böyle dostlarım sofralarım olur diye düşünürdüm. Eh, pek de öyle olmadı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yine bir Kasım ayında, üniversiteden bir arkadaşımla, aynı kampüste, geceye sarkan saatlerde birer kutu bira alıp banklardan birine oturmuştuk. Hava soğuktu.  Oturduğumuz bank ağaçlarla çevriliydi. Ben biramı bitirememiştim ona uzattım, kabul etti. Etrafta kimse yoktu. Genç ve mutlu iki kişi. Sohbet ediyorduk. Kimi düşündüğünden emin değildim. Beyaz köpek dişlerini çıkaran dolu dolu bir gülüşü vardı. Bize mi içiyordu, aklındakine mi? Ben başardığımı sandığım şeylere&#8230; Güzeldi o akşam. Aklımda çok yüksek fikirler, heyecanlar vardı. Niçin o akşamı unutmamışım? Çünkü her şeyi yapabileceğimi hissetmiştim. Sonunu bilmediğim yollara dönebileceğimi, dönüşlerde savrulacağımı, yolun sonunda yaralarla berelerle kendi tercihlerimin ürünleriyle yüzleşebileceğimi hissetmiştim. Öyle yapsaydım dediğim çok zaman oldu, gençliğin o güzel everything is possible and feasible dönemini boktan korkularla atlamaktan pişman olduğum çok an yaşadım. Ama&#8230; Madem her şey döndürülemez bir yola girdiyse, yine de &#8220;Şerefe!&#8221;&#8230; Acılara, aşklara, pişmanlıklara ve tüm o yollara siktiri çekmek için bol bol zamanım var artık.</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/sweet-november-3/">Sweet November</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/sweet-november-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Midsommar</title>
		<link>https://kediguncesi.com/midsommar/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/midsommar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2021 10:03:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=1126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba Kedi Günce&#8217;m; Dijital Günlüğüm, Haziran ayının ortasını geçtik. Hava yeni yeni ısınıyor. Çok sevdiğim birinin doğum günü yaklaşmakta. İdil büyüyor. Ben büyüyorum. Her 33 yılda insanın yeniden doğduğunu okudum bugün. Her yıl başka bir Hande &#8216;ye evriliyorum. Bunu seviyorum. Bu yıl 2 kedi getirdi Ferhat eve 1 tanesi öldü, biri sahiplendi. Aşağıda 4 yavru [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/midsommar/">Midsommar</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Kedi Günce&#8217;m; Dijital Günlüğüm,</p>
<p style="text-align: justify;">Haziran ayının ortasını geçtik. Hava yeni yeni ısınıyor. Çok sevdiğim birinin doğum günü yaklaşmakta. İdil büyüyor. Ben büyüyorum. Her 33 yılda insanın yeniden doğduğunu okudum bugün. Her yıl başka bir Hande &#8216;ye evriliyorum. Bunu seviyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yıl 2 kedi getirdi Ferhat eve 1 tanesi öldü, biri sahiplendi. Aşağıda 4 yavru doğurdu Karpati. 3 ü halen yaşıyor. Hatta annesi bıraktı artık onları.</p>
<p style="text-align: justify;">İdil okula başladı. Emmeyi kendi isteğiyle bırakabildi. Kendi uyumaya başladı. Kitaplara çok düşkün. Roald Dahl&#8217;ın Cadılar kitabını okuduk, filmini izledik. Charlie&#8217;nin Çikolata Fabrikası ve Matilda&#8217;yı da çok beğendi. Artık birlikte film izleyebiliyoruz. Benim çocukken izlediğim filmleri onun da beğenmesi hoşuma gidiyor. Paulie bunlardan biri. Benim okuduğum kitapları da okuyabilsin diye saklıyorum romanlarımı da. 10 yıl sonra ne kitap kalacak bu ülkede ne de kalanları alabilecek para diye tahmin ediyorum. İdil; güzel çoban şiirim, aşk&#8217;ım.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yıl her şeyi düşünüp hatırlayacak zaman bulabildim. İzlediğim güzel bir filmde &#8216;I maybe spent most of my life just remembering&#8217; diyordu. Buna son iki yıldır ara vermiştim. Devamında &#8216;what&#8217;s remembered lives&#8217; diye de ekliyordu kadın. Hatırlanan şey yaşamaya devam eder.  Eski arkadaşlarımla iletişim kurabildim. Onları unutmamış ama düşünmeye ara vermiştim, bilinçsizce. Onlara şunu diyebilmeyi çok isterdim: Bütün kibirlerim, kıskançlıklarım, hırslarım ve inatlarımdan arındım. Mutlu olmanız beni mutlu ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Güzel filmler izledim. Mon Roi, The Sound of Metal beni büyüledi. Parasite, Nomadland, Shiva Baby&#8217; yi eğlenerek izledim. Veba Geceleri ve Frans de Waal okudum. Frans de Waal&#8217;ın kitabı, evrimsel süreçte sosyal yapımızın nereden nereye geldiği bağlamında ve kendimi dünya üzerinde insan ve kadın rollerinde nereye koymam gerektiği konusunda beni çok etkiledi. Cinsel yönelimlerin ve ilişkilerin doğal yönünü anlamama çok katkı sağladı. Neyin doğal olduğu konusunda beni oldukça ikna etti. Bu arada İtalyanca öğrenmeye başladım. Daha çok şarkı dinlemeye başladım. Neyi istediğimi ve istemediğimi daha iyi biliyorum.</p>
<p>Buradayım, burada olmak benim seçimim olabildi sonunda. <a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2015/12/tumblr_nru6qlw43m1ry1imto1_500.jpg" rel="lightbox[1126]"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-656" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2015/12/tumblr_nru6qlw43m1ry1imto1_500-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2015/12/tumblr_nru6qlw43m1ry1imto1_500-300x300.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2015/12/tumblr_nru6qlw43m1ry1imto1_500-150x150.jpg 150w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2015/12/tumblr_nru6qlw43m1ry1imto1_500.jpg 500w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/midsommar/">Midsommar</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/midsommar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Kitapları</title>
		<link>https://kediguncesi.com/cocuk-kitaplari/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/cocuk-kitaplari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2021 19:32:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=1101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni yılın başlamasıyla soğuk günlere doğru da giriş yaptık bu yıl. Aynı zamanda apartmanımızın girişinde beslediğimiz iki kardeş kediden birine coronadan ötürü veda ettik. İdil ve babası kediyi veterinerden almak için gittiklerinde İdil ilk kez ölümle karşılaşmış oldu. &#8220;Öldü gitti, annecim&#8221; dedi İdil. Sesinde hiçbir duygu yoktu. Havaya uçtuğunu söyledi. Veterinerdeki diğer hayvanlar daha çok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/cocuk-kitaplari/">Çocuk Kitapları</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yeni yılın başlamasıyla soğuk günlere doğru da giriş yaptık bu yıl. Aynı zamanda apartmanımızın girişinde beslediğimiz iki kardeş kediden birine coronadan ötürü veda ettik. İdil ve babası kediyi veterinerden almak için gittiklerinde İdil ilk kez ölümle karşılaşmış oldu. &#8220;Öldü gitti, annecim&#8221; dedi İdil. Sesinde hiçbir duygu yoktu. Havaya uçtuğunu söyledi. Veterinerdeki diğer hayvanlar daha çok ilgisini çekmişti. Ameliyat olan kediler ve o ortam daha çok aklını meşgul ediyordu. &#8220;Doğanın kanunu&#8221; diyerek ona başka çok kereler diğer hayvanların birbirini yemesi gerektiğini anlatmıştık, ama ölümü değil. Onun için daha dramatik olur zannediyordum ama ilginçtir ki olmadı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu olayı takip eden haftalarda Şirinler&#8217;i izlerken eski- belki 20 yıl öncesinde çekilmiş bir bölümünde, Şirine&#8217;nin faresi Cızırtı da hayatını kaybetti. Şirine çok ağladı ve üzüldü ancak Şirin Baba gayet açık bir dille ölümün herkesin başına geleceğini ve bunun bir doğa kanunu olduğunu söyledi. Bu bölümü birlikte izlerken hiç müdahale etmedim. Şirin Baba söylenecek her şeyi söylemiş İdil de hiç yadsımamıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdiki çizgi filmler ve kitaplarla kıyaslarsak bu bölüm inanılmayacak derecede gaddar ve pedagojik açıdan uygunsuz. Ancak bir o kadar da şimdiki kitaplardan daha hayata bağlı, bu yüzden şunu düşünmeden edemedim ; çocuklarımızı böylesine izole bir duygu çerçevesinde yetiştirmek ne kadar doğru?</p>
<p style="text-align: justify;">Einstein, çocukların hayal gücü için peri masallarının öneminden bahseder. Peri masallarını bilirsiniz; ölüm ve yaşam, kötüler ve iyiler içiçedir. Zalim ve dehşet verici olaylar yaşanır. Çocukken bu masallardan ben de çok okudum. Ancak derinlemesine üzüldüğümü hatırlamıyorum. Hatta aksine hiçbiri beni okuduğum ilk ve tek Ömer Seyfettin kitabı kadar çocuk kalbimi üzüp yaralamamıştır. O günden sonra Türk yazarların kitaplarını okumaktan çocuk aklımla bile imtina ettim. Yabancı kitaplarda anlamını veremediğim bir çekicilik, mutluluk ve huzur varken, Türk yazarların kitapları beni boğuyordu. Bugünün hayat gerçeklerinden arınmış medyalarıyla Kemalettin Tuğcu kitapları arasında bir orta yol olmalıydı. Kitap seçiminin ne denli önemli olduğuna dair çok düşündüm. Şimdi İdil için de &#8216;çocuk kitapları seçerken nelere dikkat etmeliyim&#8217; e dair bir kaç madde yazmak istiyorum.</p>
<ul>
<li style="list-style-type: none;">
<ul style="list-style-type: circle;">
<li style="text-align: justify;">Çocuk kitapları seçerken ben yabancı kitaplara öncelik veriyorum. Kimin ne düşündüğü konusunda hiç kafa yormadan söyleyebilirim ki yabancı yazarların pedagojik olarak yazdıkları kitaplar, seçtikleri cümleler, kitaplarında kullandıkları context çocuklar için çok daha uygun. Kabul edelim ki yaşadıkları hayat ve aldıkları eğitim bizim çok ilerimizde. Elbette ki harika Türkçe kitaplar da var. Ancak bizdekilerin aksine yabancı kitapların içeriğine bakarsanız çok ciddi yol ve yöntem izlediklerini görebilirsiniz. Benim en çok dikkatimi çeken husus; bir  Türkçe çocuk kitabında temel amacın çocuğa illa ki bir ders vermek olduğu. Bu kitapların öylesine ruhuna işlemiş ki hikaye mutlaka bir kötü davranış içeriyor. Bundan kötü bir sonuç çıkıyor. Çocuk bundan bir ders alıyor. Bu ders birçok kez tekrarlanıyor. Çocuğun bu dersi anladığından emin olunduktan sonra araya başka nasihatler de sıkıştırılıyor. Ne kadar sıkıcı değil mi? İzlediğiniz her Türk çizgi filmine, çocuk kitabına bakın. Böyle bir yol izlediğinden adım gibi eminim. Oysa bir Julia Donaldson kitabını ele alalım. Kahramanın başından türlü olaylar geçer ancak çocuğun bu hikayeden alması gereken bir ders yoktur. Sadece yaşamdan bir kesit ele alınır. Ne doğru vardır ne yanlış; ne haklı ne de haksız. Eğlenceli olan yoldur, yolda başına gelenlerdir. Yolun sürprizleri veya sıradanlığıdır, çizimlerin güzelliğidir&#8230; Çocuk kitabı okur ve tatlı uykulara dalar. &#8220;Hımm, ben de bu dersi aldım artık böyle davranmayayım&#8221; demez.</li>
<li style="text-align: justify;">Yabancı ya da yerli kitaplar farketmeksizin dikkat ettiğim diğer bir husus somut ve soyut kavramların çocuğun yaşına uygunluğu. Kitap fazlasıyla soyut ifadelerden, duygulardan ve düşüncelerden bahsediyorsa üstünde hangi yaş için uygun olduğunu yazmasına bakmaksızın satın almıyorum. Eğer almışsam sadeleştirerek okumaya gayret ediyorum. Çocuğunuzun dil gelişiminin zihinsel gelişiminden önde olduğunu unutmayın. O size bir çok şeyden bahsedebilir. Ama bu onun bunları sadece bir papağan gibi ezberlemiş olabileceği gerçeğini değiştirmez.</li>
<li style="text-align: justify;">Küçük yaş gruplarında görselleri bol kitaplar elbette tercihimdir. Ancak koca iki sayfaya tek bir cümle yazan kitaplara da asla prim vermiyorum. Bu bir çeşit kazıktır!</li>
<li style="text-align: justify;">Tekrar ve ritim duygusu küçük çocuklarda öğrenmeyi her zaman hızlı ve eğlenceli bir hale getirir. Bol tekrar cümleleri içeren kitaplar -özellikle İngilizce öğretiminde tercihimdir. Three Little Pigs kitabında olduğu gibi aynı olay 3 kez tekrarlanır ve aynı ifadeler kullanılırsa bu cümleler akılda çok daha iyi kalır.</li>
<li style="text-align: justify;">Ben 3 yaşına dek aldığım kitapların çoğunda, ona uygun değilse  metne bağlı kalmadan hikayenin aslına sadık kalarak cümleleri İdil&#8217;in seviyesine uygun hale getirerek okudum. Bazen sevdiğimiz bir sayfada görsellere bakarak çok uzun süre geçirebiliyorduk. Küçücük bir salyangoza dakikalarca baktığımızı, kendi içinde ona bir hikaye uydurduğumuzu hatırlıyorum. Çocuğunuzun seviyesine uygun olmayan yerleri okumaktan imtina ederseniz daha eğlenceli bir okuma vakti geçirebilirsiniz.</li>
<li style="text-align: justify;">Son olarak geçenlerde instagramda gördüğüm bir akımdan bahsetmek istiyorum: 1yılda100kitap&#8230; Bu nasıl bir mantıktır ki eğitim psikolojisi almamış insanlar kafalarına göre bir akım başlatabiliyorlar. Kitap okumak meyve suyu içmek gibi bir eylem değildir. Çocuk için tekrar, hayatının bu döneminde çok önemlidir. Aylarca aynı filmi izleyen çocuklar görmüşsünüzdür. Bu, onun hikayeyi kendi içinde sindirmek için yaptığı bir eylemdir. Bir kitap defalarca okutabilir. Zaman ve mental ease çocukların ihtiyacı olan şeylerden en önemlisidir. Onların hayata acleleleri yoktur. Bitirip atılması gereken kitaplar beyinlerine zarar verir. Durup uzunca düşünmek ve anlayabilmek isterler. Hikaye okurken bile arada durup resimlere göz atmalarını beklemek gerekir. Kendi hayatlarımızın acelesine onları da dahil etmemeliyiz. Bir yılda 1000 kitap okuyan- okunan bir çocuğun dönüp de baktığında ne hatırlayabileceği, öğrenebileceği düşünülebilir ki? Kitap seçerken gerçekten dikkat etmeliyiz. Bir öğretmen olarak öğrencilerimin kitap okumaktan nefret ettiklerini görmek beni gerçekten çok üzüyor. Bunun sebebinin öncelikli olarak yanlış kitapları zorla okutan diğer meslektaşlarımın ve velilerin olması ise çok daha üzücü.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Şimdilik bu kadar. Siz ne düşünüyorsunuz bilemem. Ancak tüketim toplumunda kitap okumanın gösteriş için yapılması beni çok üzüyor. Diğer yandan her kitaba kutsal muamalesi yapılması da&#8230; Kaliteli okumak amacımız olmalı sanırım. Hoşçakalın&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/cocuk-kitaplari/">Çocuk Kitapları</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/cocuk-kitaplari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Educated</title>
		<link>https://kediguncesi.com/educated/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/educated/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2020 13:06:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=1093</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımın bu döneminde bir sayfa yazı yazmak benim için dünyanın en zor şeyi haline geldi. Yazabilmenin ne kadar konsantrasyon isteyen bir eylem olduğunu bu şekilde çok daha iyi anlayabildim. Son yazımdan beri çok şey değişti hayatımızda: maskeler, karantinalar, iç sıkıntıları, canlı dersler, yitip giden yaşamlar&#8230; Böylesi bir anda durabilmek, karantina bile olsa yoğunlaşıp düşünceleri anlatabilmek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/educated/">Educated</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hayatımın bu döneminde bir sayfa yazı yazmak benim için dünyanın en zor şeyi haline geldi. Yazabilmenin ne kadar konsantrasyon isteyen bir eylem olduğunu bu şekilde çok daha iyi anlayabildim. Son yazımdan beri çok şey değişti hayatımızda: maskeler, karantinalar, iç sıkıntıları, canlı dersler, yitip giden yaşamlar&#8230; Böylesi bir anda durabilmek, karantina bile olsa yoğunlaşıp düşünceleri anlatabilmek daha önce yaşadığımız curcunalı hayatın içindeyken yazabilmemizin aksine çok daha zormuş. Evin içinde bitmek bilmez bir temizlik ve yemek savaşı açıkçası beni biraz yıprattı. Kitap okuyabilmek için fırsat kolluyorum sürekli. Bu anlardan birinde aynı anda aldığım iki kitabın sihirli bir şekilde aynı bir şeyden bahsettiğini farkettim.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Senin için kendi ailen kadar, kendi odan kadar, kendi geçmişin kadar tehlikeli bir şey yoktur.&#8221; , alıntısıyla başlıyor &#8220;Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler&#8221; kitabı. Bundan daha güzel bir cümle düşünemiyorum son zamanlarda. Kendi içimde kendime, geçmişime ve aileme duyduğum hınç, pişmanlık, öfke krizlerini bu dönemde çok daha fazla hissediyorum. Keşkeler ve nedenler beynimi sarmış durumda. Bu kitaptan çok da zevk aldığımı maalesef söyleyemem ancak bu cümle, sadece ve sadece bu cümle günlerce beynimin içinde yankılandı. Aynı anda okumaya başladığım diğer kitapsa beni fazlasıyla etkiledi. Tara Westover&#8217;ın &#8220;Educated&#8221; adını verdiği otobiyografisi tek kelimeyle muhteşem. &#8220;Talebe&#8221; olarak çevrilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Çevirmenin educated kelimesinin Tara&#8217;nın yaşadığı deneyimle nasıl bir bağlantısı olduğunu anlayabildiğini düşünmüyorum. Kısaca özet geçmek gerekirse, Tara, Mormon ailesinin, üstüne üstlük akıl hastalığı olan bir babanın ve travma geçirmiş bir annenin çocuğu olarak yaşadığı zorlukları ve baskıları anlatıyor bu kitapta. Bu kitabı benim açımdan inanılmaz kılansa, yaşadığı onca şeye rağmen Tara&#8217;nın bunları tarafsız bir gözle ve dille anlatabilmesi. Tara, bu olayları yaşarken ciddi sağlık sorunları bile yaşıyor, delirmenin eşiğine geliyor, ancak yine de hayatta harika bir yere gelip kendini gerçekleştirebiliyor ve yaşadıklarını, ailesini iyi ve kötü yanlarıyla kabullenip(burada kesinlikle bir kucak açma söz konusu değil) ben bunu yaşadım ve yeni bir &#8220;ben&#8221;le buradayım diyebiliyor. Geçmişi artık onun bir hayaleti değil.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;O huzur kolay gelmedi. İki yılımı babamın kusurlarını sıralayarak, çeteleyi durmaksızın güncelleyerek geçirdim. Her bir kırgınlığı, hayali ve gerçek zalimliği ve ihmali sayıp dökmek , onu hayatımdan çıkarma kararımı haklı gösterecekmiş gibi&#8230;&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak Tara bu suçluluk duygusundan babasının günahlarını kendi günahlarıyla tartmayı bırakıp kendi içinde kabullendiği zaman sıyrılabiliyor. Babasına ancak bu aşamadan sonra dönüp bakınca onu bir zamanlar bazı anlarda sevebildiğini görebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;&#8230;O andan sonra aldığım kararlar, o kızın bana verdireceği kararlar değildi. Değişmiş bir insanın, yeni bir benin tercihleriydi. Bu benliğe pek çok isim verebilirsiniz. Dönüşüm. Metamorfoz. Sahtelik. İhanet. Ben buna , eğitim diyorum.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı dönüşümü geçirebilmek için annemden beklediğim adımları bu kitaptan sonra ben attım. Onun yapabileceği bir şey olmadığını, yaşananların değiştirilemeyeceğini, Onun değişmeyeceğini anladım. Ben dönüşmeliydim. Böyle dedim kendime. Bana yaptığı her kötü saydığım şeyin çetelesini tuttum. Onları kelimelerle kağıda mühürledim. Ve fırlatıp attım bir kenara. Her şey yaşandı ve bitti, dedim. Ben asla sen olmayacağım. Senin kızın olmayacağım. Çünkü değiştim, kendimi değiştirdim. Savaştım, ne pahasına olursa bunun için savaştım. Tara&#8217;nın duyduğu suçluluk duygusunu yaşadım ve erittim, senin kızın olmamak için verdiğim savaşı kazandım. Kitaplarla, tecrübelerle, kocamın sevgisiyle ve İdil&#8217;in dünyaya gelişiyle. Buradayım. Ben&#8217;im. Mükemmel değilim ama senden bağımsız bir &#8220;kendi&#8221;mi buldum.</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/educated/">Educated</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/educated/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim Üzerine Okumalar</title>
		<link>https://kediguncesi.com/egitim-uzerine-okumalar/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/egitim-uzerine-okumalar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2020 19:23:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=1062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıda Rudolf Steiner&#8217;in A Modern Art of Education-kendi verdiği seminerlerden oluşan eserinin -içeriğine değineceğim. Steiner, Waldorf eğitim kurumlarının temelini attığı bu kitabında çocuk eğitiminin nasıl olması gerektiğini nedenleriyle anlatır. Fiziksel ve ruhsal gerçeklikleri eğitim felsefesine bağlar. Bu bağlamda anne ve babalara da birçok görev düşer. Başta ebeveynlerin çocuğun belli bir yaşa gelene dek ev [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/egitim-uzerine-okumalar/">Eğitim Üzerine Okumalar</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu yazıda Rudolf Steiner&#8217;in A Modern Art of Education-kendi verdiği seminerlerden oluşan eserinin -içeriğine değineceğim. Steiner, Waldorf eğitim kurumlarının temelini attığı bu kitabında çocuk eğitiminin nasıl olması gerektiğini nedenleriyle anlatır. Fiziksel ve ruhsal gerçeklikleri eğitim felsefesine bağlar. Bu bağlamda anne ve babalara da birçok görev düşer. Başta ebeveynlerin çocuğun belli bir yaşa gelene dek ev sıcaklığında büyümesi gerektiğini idrak etmelilerdir. Daha sonraki süreçlerde sanılanın aksine, çocuğun belli görevleri ne kadar erken yaparsa o kadar iyi anlayışında olmak değil de çocuğun hazırbulunuşluk vaktini beklemenin onun fiziksel ve ruhsal sağlığı için gerekli olduğu bilinmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Steiner&#8217;e göre çocuklar 0-7 yaş arasında doğa kanunlarına uygun bir şekilde büyürler. Onlar adeta kutsal bir giysiye bürünmüş haldedirler. Henüz ruh, beden ve can birbirinden ayrı değildir. Bize düşen görev çocuğun giydiği bu giysiyi korumak, onu doğa kanunlarına uygun , özgür ruhsal aktivitelerle  desteklemektir. Bu dönemde çocuk dışarıdan aldığı her şeyi içselleştirip kendi içinde tekrar tekrar yaratır. Adeta bir heykeltraş gibi kendi özünü biçimlendirir .</p>
<p style="text-align: justify;">7 yaş birçok açıdan çok önemlidir. Çünkü ruh,tin ve vücut birliğinin bir meyvesi olarak dişler  çıkar. Bu, Steiner &#8216;e göre büyümenin zirvesidir ve hayatın hiçbir döneminde artık bu üç element bir araya gelmez. İçsel ruh aktivitesi olan düşünce gelişince onu ifade edebilmesi için konuşma gereklidir ve ikinci dişler ortaya çıkar. Çocuk artık erken dönemdeki gibi vücuduyla değil ruhuyla konuşur. İşte tam da burada, önemli olan çocukluktaki gibi hem fiziksel hem de ruhsal düşünme ve eylemde bulunmayı tüm hayatboyu yapar hale getirmektir. Peki bu nasıl mümkün?</p>
<p>Draw the intellectual out of the artistic!</p>
<p style="text-align: justify;">Antik Yunanlar jimnastikte ileri düzeydeydiler. Bu aktiviteyi sanatsal bir ruhla yapıyorlardı. Steiner&#8217;e göre fiziksek aktiviteler alışkanlıklara dönüşürse bu hafızanın ve zekanın gelişmesine  katkı sağlar. Yani yapılan aktivite akılla birleştirilip alışkanlığa dönüşmeli. Yine Yunanların dans ve güreşteki becerileri buna bir örnektir. Dans ve güreşte beyinsel aktivite kaslara iletilir. Ölçü ve ritim gerektiren bu iki aktivite nefes ve kan dolaşımını düzenler. Bu da ruh ve beden sağlığına katkıda bulunur. Ritmik öğrenme bu bağlamda çok önemlidir. Ritmik bir şekilde öğrendiğimiz durumlar daha kalıcıdır. Kelime öğretiminde &#8216;eurythmy&#8217; de buna dayanır.</p>
<p>Don&#8217;t lose the spirit of the word!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dönemde eğitime ruh katmalıyız çünkü beden ve ruhun henüz ayrılmadığı çocuklarda fiziksel olarak onlara verilen  her türlü hasar veya yarar ruhlarını da etkiler.</p>
<p style="text-align: justify;">7-14 yaş arasında ise çocuk doğanın etkisi altında özgür ruhsal aktiviteler geliştirir. Ve öğretmenini örnek alır. Öğretmenin göreviyse düşünceyi vücut aktiviteleriyle ortaya çıkarmaktır. Çünkü artık yeni çıkan dişler düşünceyi temsil eder.</p>
<p style="text-align: justify;">İleri yaşlar ve dersler hakkındaki yorumları  bir sonraki yazımda anlatacağım. Sevgiyle&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/egitim-uzerine-okumalar/">Eğitim Üzerine Okumalar</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/egitim-uzerine-okumalar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sweet November 2</title>
		<link>https://kediguncesi.com/sweet-november-2/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/sweet-november-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Jan 2019 17:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=1043</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki yıl önce mahallenin tüylü pofuduk kedisi arkamızdaki inşatta 4 tane 4 farklı renkte yavru dünyaya getirdi. Birinin kaderi daha ilk günlerde bir erkek kedi tarafından boğularak belli oldu. Diğer 3 pofuduk yavru annesinin yardımlarıyla yürümeyi koşmayı mama bulup insanlara yalvarmayı sırasıyla öğrendi. Her anne kedi gibi o da 1-2 ay sonra bu minnoşları bizim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/sweet-november-2/">Sweet November 2</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İki yıl önce mahallenin tüylü pofuduk kedisi arkamızdaki inşatta 4 tane 4 farklı renkte yavru dünyaya getirdi. Birinin kaderi daha ilk günlerde bir erkek kedi tarafından boğularak belli oldu. Diğer 3 pofuduk yavru annesinin yardımlarıyla yürümeyi koşmayı mama bulup insanlara yalvarmayı sırasıyla öğrendi. Her anne kedi gibi o da 1-2 ay sonra bu minnoşları bizim merhametimize bırakıp çekti gitti. 3 yavrudan 2si de 1 ay kadar etrafta dolandıktan sonra yan apartmanın sakinlerinin mama koymamıza tepkileri yüzünden açlıktan çekip gittiler. Bir tanesi;tüylü siyah beyaz, küçük suratlı olan ısrarla bizden ayrılmadı. Hatta gelip apartmanın kapısına çöreklendi. Bir yıl kadar sabah akşam besledik onu. Kokarca koyduk adını da. Arsız, sırnaşık, bir o kadar da oyuncu kedimiz çok geçmeden 4 tane yavru sahibi oldu. 4 yavruya da 1 ay kadar gözü gibi baktı. Bir gece acı acı miyavları çarptı kulağıma; yoktu yavrular. Sonrasında da hiç görmedik. Aylar geçti. İdil dünyaya geldiği gün o da bir kez daha yavruladı. İki küçük melek&#8230; Yaşasalar İdil de görürdü onları belki.  Bir ay sonra biri arabanın altında kaldı diğeri kayıplara karıştı. Kokarca mı? O da apartman görevlisi tarafından alelacele bir koliye konup üniversitenin bir barınağına götürüldü. Yüksek güvenlikli elit sitemiz gün geçtikçe güzelleşiyordu. Aynı zamanlarda bahçe duvarlarına uzun çelik çitler çekildi. Üzerine de yuvarlak dikenli teller&#8230; Kuşlar konacak yer bulamadığı için gelmeyi bıraktılar. Sonbaharda devasa sivrisinekler bastı bahçeyi. Yürümekten korkar olduk. Bahçeye beton dökülüp birkaç salıncak ve kaydırak getirildi. Şimdi İdil ile sivrisineklerden kaça kaça bahçede dolanıyor seramik bir köpeğin başını okşayıp eve dönüyoruz. Bahçede tek çocuk yok. Ne kuş ne kedi&#8230;</p>
<p><a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190112_203311.jpg" rel="lightbox[1043]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1049" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190112_203311-300x296.jpg" alt="" width="300" height="296" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190112_203311-300x296.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG_20190112_203311.jpg 639w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>İdil&#8217;e burada öğreteceğimiz hiçbir şey yok. Seneler sonunda bizim de bu şehre dair inancımız ve sevgimiz kalmadı artık. Eğer işlerimiz iyi giderse buradan taşınmayı düşünüyoruz. Elveda Kasım ve elveda 2018&#8230;</p>
<p><a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014.jpg" rel="lightbox[1043]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1050" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014-300x200.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014-768x512.jpg 768w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014-1024x682.jpg 1024w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014-810x540.jpg 810w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014-1140x760.jpg 1140w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2019/01/IMG-20190112-WA0014.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>&#8230;Burası gibi değil, gideceğim memleket</p>
<p>Denizi ayrı deniz havası ayrı hava&#8230;</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/sweet-november-2/">Sweet November 2</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/sweet-november-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim Sanatı</title>
		<link>https://kediguncesi.com/egitim-sanati/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/egitim-sanati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Sep 2018 07:10:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[steiner]]></category>
		<category><![CDATA[Waldorf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=1018</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. M.K. Atatürk &#8216;A Modern Art of Education&#8217; adlı eserinde Rudolf Steiner, 1924&#8217;te verdiği 14 konferansı kapsayan konuşmaları aracılığıyla eğitimin antik Yunan&#8217;a uzanan köklerini, kendi spiritüel bakış açısıyla harmanlayarak bugün sıkça adından söz ettiren Waldorf okullarının temel prensiplerini anlatır. Steiner şu sıralar temel ilkeleriyle çocuklarını &#8220;wild and [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/egitim-sanati/">Eğitim Sanatı</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. M.K. Atatürk</p></blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8216;A Modern Art of Education&#8217; adlı eserinde Rudolf Steiner, 1924&#8217;te verdiği 14 konferansı kapsayan konuşmaları aracılığıyla eğitimin antik Yunan&#8217;a uzanan köklerini, kendi spiritüel bakış açısıyla harmanlayarak bugün sıkça adından söz ettiren Waldorf okullarının temel prensiplerini anlatır. Steiner şu sıralar temel ilkeleriyle çocuklarını &#8220;wild and free!&#8221; yetiştirmek isteyen ve &#8220;homeschooling&#8221; taraftarı binlerce Avrupalı ve Amerikalı annenin gözdesi. Ancak Türkiye&#8217;de durum çok farklı.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025.jpg" rel="lightbox[1018]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1024" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025-300x200.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025-768x512.jpg 768w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025-1024x683.jpg 1024w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025-810x540.jpg 810w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025-1140x760.jpg 1140w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/IMG-20180423-WA0025.jpg 1269w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a><span id="more-1018"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ben İdil doğduktan birkaç ay sonra onun dilinden daha iyi anlamak için bebek bakımı, eğitimi üzerine kitap araştırmaya başlamıştım. Yurt dışı trendleri öncüllü bir de liste çıkardım. Ancak ne kadar aradıysam da yurt dışında neredeyse bir asır önce yayınlanmış birçok kitabın ya hiç Türkçe&#8217;ye çevrilmediğini ya da birkaç baskı sonrası garip bir şekilde yayından kalktığını gördüm. Ülkemizde nasıl böyle bir eğitim boşluğu olduğunu gördüğümde çok üzüldüm.  Türk annesinin, öğretmen adaylarının ve öğretmenlerinin bu kitaplardan ne sebeple mahrum kaldığını da anlayabilmiş değilim.</p>
<p style="text-align: justify;">Okudukça ve araştırdıkça bu konudaki bilgi eksikliğimizin çok ciddi düzeyde olduğunu anladım. Bu yüzden çoğunluğunu yabancı kitapların oluşturduğu bir liste yaptım arkadaşlarımla da paylaşmak için. İleride içerikleriyle ilgili de paylaşımlar yapacağım ve maalesef çoğunu Türkçe bulamayacağınız kitapların listesini burada paylaşmak istiyorum. Bu arada ben yaptığım araştırmalar sonucu Steiner ekolünü örnek aldım. Montessori&#8217;den de faydalandığım yerler yok diyemem ancak Waldorf esaslı eğitim yaklaşımı, kendi ideallerime daha uygun diyebilirim. Steiner ve tüm eserleri şu anda internette paylaşıma açık. Biraz araştırmayla- tabii ki İngilizce olarak- bulup indirebilirsiniz.</p>
<p>İşte kitap listem;</p>
<ul style="list-style-type: circle;">
<li>A Modern Art of Education</li>
<li>Simplicity Parenting</li>
<li>You Are Your Child&#8217;s First Teacher</li>
<li>The Last Child in The Woods</li>
<li>Beyond the Rainbow Bridge</li>
<li>Sitting still like a frog</li>
<li>Brain Training for Babies</li>
<li>The Aware Baby</li>
<li>How Children Learn</li>
</ul>
<p>İyi Okumalar!</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/egitim-sanati/">Eğitim Sanatı</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/egitim-sanati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süt</title>
		<link>https://kediguncesi.com/sut/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/sut/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Sep 2018 20:42:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=1013</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kedi Günceme en son neredeyse iki yıl önce bir yazı girmiştim. Şimdi kucağımda, sütümle birlikte tüm vaktimi ,fikrimi,sevgimi ve ruhumu emen oniki aylık bir mazeretim var. Emerken bana, bedenime öyle bir sarılıyor ki her seferinde onu ilk kucağıma aldığım ana dönüyorum. Kollarıyla beni sarmış, gözleri sabitlenmiş ya da kapalı&#8230; Sessiz ve yumuşak bir zaman puf [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/sut/">Süt</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kedi Günceme en son neredeyse iki yıl önce bir yazı girmiştim. Şimdi kucağımda, sütümle birlikte tüm vaktimi ,fikrimi,sevgimi ve ruhumu emen oniki aylık bir mazeretim var. Emerken bana, bedenime öyle bir sarılıyor ki her seferinde onu ilk kucağıma aldığım ana dönüyorum. Kollarıyla beni sarmış, gözleri sabitlenmiş ya da kapalı&#8230; Sessiz ve yumuşak bir zaman puf puf&#8230; İki yıldır çekilen dertlerin mola vakitleri o anlar.</p>
<p><a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/OB-UU690_100212_J_20121002122522.jpg" rel="lightbox[1013]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1016" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/OB-UU690_100212_J_20121002122522-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/OB-UU690_100212_J_20121002122522-300x200.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/OB-UU690_100212_J_20121002122522-768x512.jpg 768w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/OB-UU690_100212_J_20121002122522-810x540.jpg 810w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2018/09/OB-UU690_100212_J_20121002122522.jpg 959w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<div class="su-quote su-quote-style-default"><div class="su-quote-inner su-u-clearfix su-u-trim">Hayatının bu döneminde, senin için ne geçmiş ne gelecek var. Sana mememi verene kadar ne geçmişten bir memnuniyet hatıran, ne de gelecekten bir tesellin var. Emmeye başladığın an, her şey tersyüz olup dünyadaki her şey yerli yerine oturur. &#8216;ŞİMDİ&#8217; senin algıladığın tek andır ve sen&#8217;şimdiki zaman&#8217; da yaşarsın, bu eşsiz bir durum. </div></div>
<p>The Stories of Your Life</p>
<p style="text-align: justify;">Çok mu mutluyum, bulutlarda mı geziyorum? Hayır! Gece onlarca kez uyanıp uyuyor, bir gözüm açık halde sızıyorum. Eğilip kalkmaktan kronik bel ağrısından muzdaribim. Özel yaşantım, hobim,ilgi alanlarım yok oldu. Filmler,kitaplar, kocam listenin en son sırasında. Bir de küçük oğlum Ekşi&#8230; Onu o kadar özlüyorum ki! &#8220;Ancak en üzgün çocuğunuz kadar mutlusunuzdur&#8221; diyor ya Murat Menteş. Bir yanım hep hüzünlü, kalbimin yarısı hep onda. Hayatta bana gönderilen bu iki melek şimdilik tek yaşantım. Hiçbir şeyle uğraşamıyorum şu sıralar ama biliyorum ki bu günler de geçecek. Bu coğrafyada kızlar annelikle, oğullar şehitlikle kutsanır.Ama benim anneliğin kutsal olmadığını bilecek kadar aklım başımda.  Bu anları kendim için yaşıyorum. Mutlu olduğum kadar da mutlu edeceğimi biliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünya sizin bir çocuğu büyütüp yetiştirmenizle değil sizin kendi eylem ve fikirlerinizle değişebilir. Bunun için de anne olmanıza gerek yok dostlarım. O yüzden kendinize iyi bakın!</p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/sut/">Süt</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/sut/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
