<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayvan Dostlarımız | Kedi Güncesi</title>
	<atom:link href="https://kediguncesi.com/category/hayvan-dostlarimiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kediguncesi.com</link>
	<description>Hande Gökçe</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Dec 2016 18:39:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>Ekşi Turizm</title>
		<link>https://kediguncesi.com/eksi-turizm/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/eksi-turizm/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2016 18:34:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Dostlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Kuş]]></category>
		<category><![CDATA[budgie]]></category>
		<category><![CDATA[ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[eksibikus]]></category>
		<category><![CDATA[muhabbet kuşu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=998</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Vız vız vız&#8221; diye cırladım küçük seyahat kafesimde. &#8220;Ayy hayatım duydun muuu?&#8221; dedi Pisannem. &#8220;Evet, annecim evet. Belki on bininci kez ben söyledim; babam da on bininci kez duydu&#8221; diyemedim. Sustum. Yolculuğun ve aynamın tadını çıkarmaya koyuldum. Sarı kenarlı ve salıncaklı aynama şöyle bir baktım; onu çok severim. Ondan daha da önemlisi, kendimi çok severim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/eksi-turizm/">Ekşi Turizm</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">&#8220;Vız vız vız&#8221; diye cırladım küçük seyahat kafesimde. &#8220;Ayy hayatım duydun muuu?&#8221; dedi Pisannem. &#8220;Evet, annecim evet. Belki on bininci kez ben söyledim; babam da on bininci kez duydu&#8221; diyemedim. Sustum.</p>
<p style="text-align: justify;">Yolculuğun ve aynamın tadını çıkarmaya koyuldum. Sarı kenarlı ve salıncaklı aynama şöyle bir baktım; onu çok severim. Ondan daha da önemlisi, kendimi çok severim ben. Sarı, yeşil parlak tüylerime ve onların altındaki beyaz pofidik küçük olanlara bayılırım. Mavi cerem ve yanaklarımdaki aynı tondaki maviş yanak tüylerim, alt taraftan çıkan dört küçük benekle beni dayanılmaz kılar. Saatlerce onlara bakım yapar; küçük popomun üstünden yağ alıp tüylerimi özenle ayırır tararım. O gün de yolculuk öncesi bakım yapmadım diye hayıflandım biraz. Anneannecim beni böyle mi görsündü? Görmesindi. Dur biraz şuraları elden geçire&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/12/tumblr_nrfhoxiXXI1si0i4zo1_1280-e1482604403136.jpg" rel="lightbox[998]"><img decoding="async" class="wp-image-1009 alignleft" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/12/tumblr_nrfhoxiXXI1si0i4zo1_1280-225x300.jpg" alt="" width="134" height="179" /></a>Biraz sonra, &#8220;Cicikuşşş&#8221; diye iç geçirdim. &#8220;Evet annem cicikuşşş&#8221; dedi Pisannem. Ah annecim, her dediğimi tekrar edip ilk günkü gibi şaşırmasan artık diyorum. Konuştuğum ilk günü hatırlıyorum da&#8230; Ben kendi başıma ezber yaptığımı sanarken kapının arkasından &#8220;Ah sen konuşmayı mı öğrendin?&#8221; diye basmışlardı odayı. Utancımdan o gün hep susmuştum. Konuşuyoruz işte, ne varmış? O günden sonra çok kelime öğrendim tabii. Ne var ki hiçbirini &#8216;cicikuş&#8217; kadar sevemedim. Uyandığımda aynadaki güzel ve alımlı aksimi görünce önce; bir marul yaprağını annemin parmaklarının arasından farkedince heyecanla; babam kafesimden çıkmama izin vermediğinde hızlıca hep &#8216;cicikuş&#8217; derim. O gün de yolculuğa çıkmadan bahçede gördüğümüz tüylü kediden kurtulma sevinci ve heyecanıyla uzuun bir &#8216;cicikuş&#8217; çıkmıştı küçük sevimli gagamdan. Evet, daha önce de dediğim gibi çok severim ben kendimi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/12/20150922_164121-e1482604363299.jpg" rel="lightbox[998]"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-1008 alignleft" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/12/20150922_164121-e1482604338193-300x232.jpg" alt="" width="300" height="232" /></a>Nereye mi gidiyoruz? Önceden de söylediğim gibi tabii ki anneaneme. Bunlar beni oraya bırakıp yine nereye gidecekler bilmiyorum. Olsun, annanecim bana hergün marul verir, çay içirir&#8230; &#8220;Su içmek ister misin?&#8221; deyiverdim. &#8220;Aaaa annecim daha demin içtin ya, istemezsin di mi?&#8221; dedi Pisannem. Ama yine dayanamayıp arabayı kenara çekerek suyu dayadılar tatlı gagama. İçmeyeceğim işte, hıh. Annem de, &#8220;Aaa annem oyun  mu oynuyosun bizimle? İç dedim şunu. Bir de arkasını döner.&#8221; &#8220;Pisannem&#8221; diye cakladım. Ehh, istemiyoruz işte. Ben &#8216;Pisannem &#8216; dediğimde sinir olduğunu öğrendim artık. Ama bunu söylemekten kendimi alamamın bir iki üç dört beş altııı nedeni var. Pardon pardon, iki nedeni var ama saymaya başlayınca yediye kadar sayabildiğimi de göstermek istedim size. Her neyse, ilk neden, annemin ben neye dokunsam &#8216;Ekşicim pis o, Ekşicim pis bu, aaa o pis annem&#8217; deyip durması. Ben de haliyle hiç unutmuyorum o sözcüğü. İkinci nedense ben her &#8216;Pisannem&#8217; dediğimde babamın tatlı ve sinsi gülüşü ve beni öpücüklere boğması.</p>
<p style="text-align: justify;">Karanlık oluverdi aniden. Gözlerimi patlattım, nolduğunu anlamaya çalıştım önce. Tam kendimi oradan oraya atayım bir, diyordum ki babam, &#8220;Korkma babam, bişey yok&#8221; diye parmağını uzattı. Öptüm onu, sonra da azıcık ısırdım. Dilimi de biraz değdirdim. &#8220;Acıkmış mı bu?&#8221; diye sordu babam. Anladınız sonunda&#8230; Yolculuktaki mamalar her zaman daha çeşitli olur. Özlediğim lezzetler sırasıyla gelir ben azmayayım arabada diye. Ama yine de son yarım saatte, hava kararırsa, yanımızdan kamyon geçerse, babam müziği açmazsa, annem parmağını uzatmazsa yahut benden bahsetmezlerse kudururum ben. Caklar, cırlar, titrer ve kafes demirlerine tırmanmaya çalışırım. Çok şanslılar ki hiç böyle şeylere maruz kalmadan yolculuk sonlandı bugün de. Anneannemi balkonda beni beklerken görünce çıkmak için değişik hareketler yapıp bunları acele ettirdim. Neler mi yapacağım orada? Bu da başka bir yazıya kalsın da annemin beni ihmal edip yazdığı kedi güncesi hep benimle dolsun&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/eksi-turizm/">Ekşi Turizm</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/eksi-turizm/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Özgürleşmesi-2</title>
		<link>https://kediguncesi.com/hayvan-ozgurlesmesi-2/</link>
					<comments>https://kediguncesi.com/hayvan-ozgurlesmesi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jul 2016 08:21:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Dostlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[animal rights]]></category>
		<category><![CDATA[etik]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan özgürleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[peter singer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://kediguncesi.com/?p=944</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazıda Peter Singer &#8216;ın Hayvan Özgürleşmesi kitabının 3. ve 4. bölümlerindeki &#8220;Sınai Çiftlikler&#8221; ve &#8220;Vejeteryan Olmak&#8221; bölümlerindeki konuları ele alıp ülkemizde de son zamanlarda dikkat çeken tavuk yetiştirme metodlarına  ve bunun insan sağlığı ve hayvan hakları ile ilgisine dikkat çekmek istiyorum.  Bilindiği üzere artık tavuklar hormonlarla çok kısa bir süre içinde kesilecek hale getirilebilmekte. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://kediguncesi.com/hayvan-ozgurlesmesi-2/">Hayvan Özgürleşmesi-2</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bu yazıda Peter Singer &#8216;ın Hayvan Özgürleşmesi kitabının 3. ve 4. bölümlerindeki &#8220;Sınai Çiftlikler&#8221; ve &#8220;Vejeteryan Olmak&#8221; bölümlerindeki konuları ele alıp ülkemizde de son zamanlarda dikkat çeken tavuk yetiştirme metodlarına  ve bunun insan sağlığı ve hayvan hakları ile ilgisine dikkat çekmek istiyorum. <a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o340m7037B1r8brruo1_540.jpg" rel="lightbox[944]"><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-948" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o340m7037B1r8brruo1_540-300x225.jpg" alt="hayvan özgürleşmesi" width="300" height="225" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o340m7037B1r8brruo1_540-300x225.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o340m7037B1r8brruo1_540.jpg 540w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bilindiği üzere artık tavuklar hormonlarla çok kısa bir süre içinde kesilecek hale getirilebilmekte. Normalde ömrü 7 yıl olan bir tavuk , artık 7 haftalıkken yani 2-2,5 kg olduğunda kesimhaneye üstelik yediklerini hemen besine dönüştüremediği için de aç bir şekilde gönderilir. Kesimhane işin belki de mutlu sonu diyebiliriz. Neden mi? Bu kısacık hayat bile onlar için hiç mutlu geçmiyor. Küçük kafeslerde kendi dışkılarına ve kokusuna maruz kalarak ayakları içinde tutuldukları tellere yapışarak stres içinde yaşıyorlar. Doğada hiyerarşik olarak birbirlerini gagalayan tavuklar bu dar kümeslerde bu işi fazlasıyla abarttıkları için de gagaları daha civcivken kesiliyor. Yine aynı şekilde toz banyosu yapamadıkları için tüylerini tellere sürterek kendilerine zarar verip bu doğal ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlar. Yok eğer biz sadece yumurtasını istiyoruz derseniz durum çok daha vahim. Zorla tüyleri döktürülen(aç bırakılarak) tavuklar mevsimsel faktörler ortadan kaldırılarak daha sık yumurtlamaya zorlanıyorlar. Üstelik insanlar nasıl ki tuvaletini yapmak için mahrem bir yer ararsa, tavuklar da yumurtlamak için uygun bir yer arıyor, o sıkışıklıkta bulana kadar yumurtayı tutabildiği kadar içinde tutuyor. <a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o1t1i7zzKE1tm3qt3o1_540.jpg" rel="lightbox[944]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-949" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o1t1i7zzKE1tm3qt3o1_540-225x300.jpg" alt="hayvan özgürleşmesi" width="225" height="300" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o1t1i7zzKE1tm3qt3o1_540-225x300.jpg 225w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o1t1i7zzKE1tm3qt3o1_540.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 225px) 100vw, 225px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Maalesef bu yaşam koşulları sadece tavuklar için geçerli değil. Tüketicinin ihtiyacı ve isteklerine göre hayvanlarının gördüğü muamele de değişiyor. Örneğin; süt buzağılarının üretiminde 2 temel unsur vardır. Birincisi, hayvanın en kısa zamanda en fazla kiloyu alması, ikincisi ise etinin mümkün olduğunca açık renkli olmasıdır. Hayvan ne denli anemik olursa bu ikinci koşul da o denli sağlanmış oluyor. Bunun sonucunda demir eksikliği çeken danalar ardında tutuldukları telleri yalıyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz tabağımızdaki etin bir hayvan vücudu olduğunu unutarak yemeğimizi afiyetle yiyor, işin acı verici bölümlerini görmezden geliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazarın dikkat çektiği bir diğer konu da dinin insanlar üzerindeki etkisi. Bu konuda çok katıldığım şu sözleri söylüyor: &#8220;Din mensupları hayvan kesimi konusundaki mevcut yorumların dinlerindeki merhamet öğretisinin ruhuna uygun olup olmadığı üzerine kafa yormak zorunda.&#8221; <a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o8kuddihRJ1shzvcmo1_540.jpg" rel="lightbox[944]"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-951" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o8kuddihRJ1shzvcmo1_540-300x209.jpg" alt="hayvan özgürleşmesi" width="300" height="209" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o8kuddihRJ1shzvcmo1_540-300x209.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o8kuddihRJ1shzvcmo1_540-145x100.jpg 145w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_o8kuddihRJ1shzvcmo1_540.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">İşin ekonomik ve besin değeri yönü var bir de. Şöyle ki, açık bir arazide otlatılan bir inek kesildiğinde elbette ki protein temin ederiz. Ancak aynı inek bir mezbahada yetiştirildiğinde bu kez onu besleme sorunu ortaya çıkar. Bu da kendi besinimizi onlara yedirmek zorunda olduğumuz anlamına gelir. Peki ne uğruna ? Çıkan sonuç oldukça komik. Çünkü ineğe verilen 21 kg. protein karşılında ancak 1 kg. hayvansal protein elde ediliyor. Yani zengin bir insan 1 kilo et yiyebilecek diye, fakir insanlar tarlalarda 21 kg. besin üretmek zorunda. Bunun yanı sıra yulaf ve brokoli gibi besinler sığır etine göre dönüm başına 25 kattan fazla kalori üretiyor. Süt üretiminde de brokoli sütten 5 kat fazla kalsiyum sağlıyor.</p>
<div id="attachment_950" style="width: 310px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_mtufnxXjo41rz1ki7o1_540.jpg" rel="lightbox[944]"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-950" class="size-medium wp-image-950" src="http://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_mtufnxXjo41rz1ki7o1_540-300x192.jpg" alt=" EPA/MAXIM SHIPENKOV" width="300" height="192" srcset="https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_mtufnxXjo41rz1ki7o1_540-300x192.jpg 300w, https://kediguncesi.com/wp-content/uploads/2016/07/tumblr_mtufnxXjo41rz1ki7o1_540.jpg 540w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a><p id="caption-attachment-950" class="wp-caption-text">EPA/MAXIM SHIPENKOV</p></div>
<p style="text-align: justify;">Evet, bir çok açıdan vejetaryanlık konusunda emin olamıyoruz belki. Aynı proteini başka besinlerden elde edebileceğimiz konusunda şüphelerimiz var. Ancak yazar bu konuda da &#8216;protein bütünlemesi&#8217; denen bir kavramla karşımıza çıkıyor. Farklı gıdalardaki farklı protein türleri birarada alındığında özel bir biçimde birbirlerini bütünler ve vücudun bu gıdaları ayrı ayrı tüketildiğinde özümleyeceğinden daha fazla protein özümlemesi sağlanır. Örneğin; fasulye ya da mercimeğin yanında pirinç  ve ya mısır yiyen biri, protein bütünlemesi ilkesini hayata geçirmiş olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Peter Singer hayvanlar konusu dahil birçok alanda özellikle etik konusunda dünyaca ünlü bir yazar. Bu kitabını da özellikle çok faydalı bulduğumu söylemeliyim. Vejetaryan olmak için önümde atılacak pek çok adım var ancak yavaş yavaş bu yönde ilerlediğimi hissediyorum. Doğa ve hayvanlar umrunuzdaysa bu kitabın başucunuzda vazgeçilmezler arasında olacağından eminim. İyi okumalar!</p>
<p style="text-align: justify;">visual source: <a href="http://t.umblr.com/redirect?z=http%3A%2F%2Fwww.aakashnihalani.com%2F&amp;t=ZDIzYWEzYjc2YWJhZThiZDIxZmEwNTY3ZjFjMDI4NDM5YzY0ZjIxNyw3d2w3NEdVUQ%3D%3D">Aakash Nihalani</a></p><p>The post <a href="https://kediguncesi.com/hayvan-ozgurlesmesi-2/">Hayvan Özgürleşmesi-2</a> first appeared on <a href="https://kediguncesi.com">Kedi Güncesi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kediguncesi.com/hayvan-ozgurlesmesi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
