Film Kitap

Sweet November

handegokce
Yazar: handegokce

Son yazımın üzerinden dört ay geçmiş. Evet, bu blog bir hevesle başlanan bir günce belki ama benim hayvan dostlarımla olan anılarımın ve hiç bitmeyecek sevgimizin bir dosyası. Yaklaşık beş aydır üzerinde çalıştığım bir projeden başımı kaldıramıyorum. Ancak bu demek değil ki yeni filmler izlenmedi yeni kitaplar okunmadı ve yeni dostlar edinilmedi. Fırsat bulabildiğim her an, hiç okunmasa da bu satırlar yazmaya devam edeceğim. Film tavsiyelerimle başlamak istiyorum aylardır içimde biriktirdiklerimi aktarmaya.

conjuring

conjuring 1-2: Film “Korku Seansı” olarak Türkçe’ye çevrilmiş. Filmin ilk serisi 7.5 imdb notuyla oldukça nefes kesici. Paranormal araştırmacılar Ed ve Lorreine Warren ‘ın bizzat tanık oldukları doğaüstü olaylardan esinlenilmiş. Filmin başında bahsi geçen oyuncaktan yola çıkılarak yapılan Anabelle filminin ilk serisi de tavsiye edilir. İkincisi ise 2017 ‘de çıkacak, yani yolda. Büyülü olduğu iddia edilen bebeğin gerçeği ise halen Warren çiftinin evinde saklanmakta ve filmde görülen seramik bebekten de oldukça farklı.

babadook

babadook:Alışıldık bir hikaye gibi başlayan ve gittikçe alışılmamışın ötesine evrilen filmde, kocasını oğlunun doğum gününde kaybeden bir annenin deliliğinin sınırlarında gidip geliyoruz. Kurgu açısından American Pshyco gibi filmlere benzetilen , id-ego-süperego çekişmesinin somut örneklerle ele alındığı filmin detaylı eleştirisini şu blogdan ayrıca okuyabilirsiniz:bkz.

before the flood:Leonardo di Caprio’nun da destek olduğu bir hareketin, küresel ısınma konusunda farkındalık yaratma amaçlı çekilen harika bir haber dosyası diyebilirim. Dünyanın dört bir yanından küresel ısınmanın neden olduğu faktörleri kameraya alan belgesel, Amerika’da oldukça dikkat çekmişe benziyor ki “#beforetheflood” taginin sosyal medyadaki her paylaşımı için 21st century Fox ve National Geographic , Pristine Seas ve Wildlife Conservation Society’ye 1 dolar bağışlıyor. Bilginize…

samsara

samsara: 5 yılda 25 ülkede çekilen bu görsel şölenin eleştirilecek pek bir şeyi yok. Seyirlik.

rams: Birbirine 40 yıldır küs  iki komşu kardeşin artık aile bildikleri koyun sürüleri , scrapie hastalığı yüzünden itlaf edilince aradaki buzlar erimeye başlayacak mı? Cevap: evet. Ama nasıl?  Bu inatçı keçilerin bol ödüllü hikayesini lütfen izleyiniz.

kedi güncesi

where is the friend’s home?: Bu çiçek kokulu , çocukluğumuzun saf temiz korkuları ve heyecanlarını ele alan İran filminde , sınıf arkadaşının defterini yanlışlıkla eve götüren Ahmet,gün boyu arkadaşının evini sokak sokak ev ev ararken nelerle karşılaşır? Kıza üzüle peşine düştüğümüz Ahmet ‘in hikayesinde onun küçük ayak sesleri yüreğinizin merdivenlerinden sessizce inebilir. Abbas Kiarostami’nin bu gerilim(!) filminde tüm o yapılmayan veya yapılamayan ilkokul ödevleriniz ve öğretmeniniz aklınıza gelebilir. kedi güncesi

far from men: Albert Camus’nün “Misafir” adlı öyküsünden uyarlanan filmde Viggo Mortensen’e Reda Kateb eşlik ediyor. 1954 Cezayir’inde Fransız bir öğretmeni canlandırıyor Mortensen. Polise teslim etmesi için getirilen Mohammed ile ilginç bir dostluk kuruyor Daru. Erkeklerin dünyası ve erkekçe ‘şey’lerdeki duygusallığı ortaya çıkaran film asıl hikayeyle pek de benzeşmiyor. Ancak her ikisinden de ayrı bir keyif aldığımı söylemeliyim. Filmde Mohammed’in sağdaki yolu seçmesi, hikayede karatahtaya yazılan bir tehditle çelişiyor. Sizce Mohammed ona sunulan iki yoldan hangisini seçti? far from men

Keyifli, sanat ve aşk dolu bir Kasım diliyorum…

Yazar Hakkında

handegokce

handegokce

Yorum Yaz